TY - JOUR TI - Class Dimension of Housing Inequalities in the New Era of Liberalization: A Case Study in Ankara (1) AB - Ekonominin küresel yeniden yapılanmasının kentin yerel coğrafyasına iki tür etkisinden söz edebilir. Birincisi, tabakalaşma örüntüsünün değişmesidir. Bir tarafta finans sektörü ve ihtisaslaşmış hizmetlerde çalışan üst-düzey profesyonellerden oluşan yeni bir tabaka ortaya çıkmaktadır. Bunu izleyen ise, niteliksiz işgücü talep eden işlerdeki artıştır. Yeni dönemin bir özelliği olarak kabul edilen eşitsizlik, kendisini hem boyut olarak, hem de sosyal ve mekânsal farklılaşmalar biçiminde göstermektedir. Toplumsal eşitsizlik yeni bir olgu değildir, ancak yeni döneme özgü olan bu eşitsizliğin boyutlarıyla birlikte sosyal ve mekânsal kutuplaşma ortaya çıkmaktadır. Küresel iş bölümündeki yeniden yapılanmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan yeni sınıfsal katmanlaşma ve bunların belirlediği mekânsal tercihler, kentlerde yeni ayrışma akslarının oluşmasına yol açmaktadır. Yeni dönemin yarattığı eşitsizliklerin ölçümünde genellikle üretim alanındaki işgücü piyasası odaklı gelir ve kazanç farklılıkları öne çıkmaktadır. Sosyal tabakalaşma çalışmaları genellikle üretim süreçlerini dikkate almakta, yeniden üretim süreçlerini hesaba katmamaktadır. Bu çalışmada üretim ve yeniden üretim süreçlerinin birbiriyle ilişkisi ve etkileşimi alan çalışmasıyla irdelenmiştir. Burada önemli soru, mekânsal ayrışmanın sınıf formasyonunu nasıl etkilediğidir. İki önemli unsur karşımıza çıkmaktadır, bir, sınıf yapısı ve iki, mekânsal dağılım. Bu unsurlar sınıf yapısının ayrışma üzerindeki etkisi ve sınıfların ekonomik olarak nasıl kutuplaştığı üzerinedir. Pek çok araştırmacı ise kentin farklı pek çok eşitsizlik kaynağı olduğunu ve bunların sadece iş ve iş yerinde üretilen eşitsizliklere bağlanamayacağını savunmaktadırlar. Bu görüş, ücret eşitsizliklerinin kentsel eşitsizlikler arasında önemsiz sayılması anlamına gelmemekte, ancak bireylerin yaşam fırsatlarının doğrudan ücretleriyle bağıntılı olduğu kadar dolaylı olarak farklı kaynaklarla da belirlendiği kabulüne dayanmaktadır. Sınıf ve konut sahipliğinin çapraz etkisi, araştırmacıları bekleyen çalışma alanlarıdır ve çalışmada bu etkileşim incelenmektedir. Üretim ve yeniden üretim süreçlerini ele alan yeni bir kavramsallaştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Sonuç bulgular, 1990 sonrası ve 2000’li yılların başında Ankara’nın sosyal tabakalaşmasında küreselleşme söylemine uygun bazı ipuçları göstermekle birlikte, içsel dinamiklerin varlığını da ortaya koymaktadır. Çalışma, gelir eşitsizliklerinin farklı sınıfsal konum ve konuta özgü farklılıklarına dair net bir profil sunmaktadır. Çalışmada Devlet İstatistik Enstitüsü’nün “Hane Halkı Gelir ve Tüketim Harcamaları” anketleri kullanılmıştır. Anketler 1994 yılının tamamı ve 2001 yılının ilk üç ayına aittir. Bu anketler, hane halkı ve hane halkını oluşturan bireylerin gelir, tüketim harcamaları ve sosyoekonomik profillerine yönelik ayrıntılı bilgiler içermektedir. İstatistiksel modelleme olarak Uyum Analizi (Correspondence Analysis) kullanılmıştır. Analiz, sosyal bilimlerde sıklıkla kullanılan kategorik değişkenlerin görsel bir haritasını sunmakta ve bu harita üzerinde fiziki uzaklıklar sosyo-mekânsal farklılıkların izdüşümü haline gelmektedir. Grafik üzerinde birbirine yakın olan noktaların (hanehalklarının) aynı sınıf pozisyonuna dahil olmaları yüksek olasılıklıdır. Bu yöntem plancıların sosyal sınıf temelli mekânsal ayrışma, eğitim, istihdam, tüketim, yaşam tarzları gibi şimdiye değin kendilerine uzak konular olarak gördükleri ve mekânla ilişki kurmakta zorlandıkları olguların haritalanmasına olanak tanımaktadır. Araştırma ve sonuçları, bu bağlamda kent araştırmalarına yeni bir boyut kazandırmaktadır. AU - Akpınar, Figen PY - 2008 JO - Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi VL - 25 IS - 2 SN - 0258-5316 SP - 39 EP - 69 DB - TRDizin UR - http://search/yayin/detay/86551 ER -