246 sonuç

Tarama Sonuç Kümeleri
Tümünü Listeye Ekle
Amaç: Bu çalışma akut submaksimal egzersizin immün sistem üzerine etkilerini araştırmak için yapıldı. Yöntem: Yaşları 25-30 yıl arasında değişen 19 sağlıklı, sedanter erkek çalışmaya dahil edildi. Deneklere maksimum oksijen volümlerinin % 60'ına denk gelen kalp hızında 60 dakika bisiklet ergometresi ile egzersiz yaptırıldı. Egzersiz öncesinde ve hemen bitiminde alınan kan örneklerinde CD4+ ve CD8+ hücre sayısı ve serum immünglobulinleri çalışıldı. Bulgular: Egzersizle lenfosit, lökosit ve granülosit değerlerinde artma, CD4+ hücrelerde azalma bulundu. IgG, IgM, IgA ve CD8+ hücre değerlerinde kayda değer bir değişiklik bulunmadı. Sonuç: VO2max'ın % 60'ında yapılan 60 dakikalık bir egzersizin immün sistemi deprese edebileceği kanaatine varıldı.
Akut epidural hematom (AEH), akut subdural hematom (ASH), subakut subdural hematom (SSH), kronik subdural hematom (KSH), travmatik intraserebral hematom (TİH) ve travmatik subaraknoid kanama (TSAK) olarak sınıflayabileceğimiz travmatik intrakranyal kanamalar (TİK) dördüncü dekat altı en önemli ölüm nedenlerinden birisidir. Son dört yıl içinde Şişli Etfal Hastanesi Beyin Cerrahisi acil polikliniğimize baş vuran 5410 kafa travması olgusundan TİK tespit edilen 250 olgu retrospektif olarak değerlendirildi. En sık iki neden düşmeler ve trafik kazaları idi. Olguların yaşı ilk dört dekatta ve yedinci dekatta pik yapmakta idi. Trafik kazalarının yarıya yakınında alkol kullanımı, ilk dekatta görülen travmalarda bisiklet kazalarının sıklığı dikkati çekti. Yüzyirmiyedi olgu cerrahi, 123 olgu ise konservatif olarak tedavi edildi. En sık görülen kanama tipi AEH idi. Mortalite oranı % 13.6 olup, en mortal kanama ASH olarak tespit edildi. Bu çalışmada, TlKlerin tipleri, etyolojik ve fızyopatolojik özellikleri, tedavi prensipleri ve mortalite oranları göz önünde bulundurularak tartışıldı.
Bu çalışma, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Pediatrik Allerji Bilim Dalı Polikliniğinde allerjik astım tanısı konan hafif astımlı 97 çocuğu ve 50 kontrol olgusunu (42 kız ve 55 erkek, ortalama yay 11.44 ± 1.68) kapsamaktadır. Astımlı çocuklar 3 gruba ayrıldı. A grubu, serbest oyundan bile kaçınan sedanter yaşam stili olan 35 çocuktan oluşuyordu. B grubu, serbest oyun oynayan 35 çocuk ve C grubu, 3 ay boyunca düzenli yüzme programına katılmış 27 çocuktan oluşuyordu. 50 kişilik normal kontrol gurubu 2 alt gruba ayrıldı: D grubu normal aktivite düzeyine sahip 25 çocuk ve E grubu düzenli spor yapan 25 çocuktan oluşuyordu. Fiziksel is kapasitesi (PWC170) bisiklet ergometresi üzerinde derecelendirilmiş test ile, pulmoner fonksiyonlar ise spirometre ile değerlendirildi. Araştırmanın amacı: Farklı fiziksel aktivite düzeylerindeki allerjik astımlı çocukların, solunum fonksiyon ve eksersiz kapasitelerinin değerlendirilmesiydi. A,B, C grupları D ve E grupları ile karşılaştırıldığında: gurup A, ve B gurup C ile karşılaştırıldığında PWC170, FEV1 (1.sn de zorlu ekspirasyon volümü), VC (vital kapasite), PEF (Peak Ekspiratuvar Flow), MVV (maksimum volünter ventilasyon) ölçümleri anlamlı değişiklik (p<0.01) gösterdi. Bu veriler, astımlı çocukların fiziksel uyumlarının düşük olduğunu ve düzenli fiziksel aktivite ile arttırılabileceğini göstermektedir.
Amaç: KOAH'da egzersizde A VO2/A.WR ilişkisini ve bunun hastalığın ağırlığından ne şekilde etkilendiğini araştırmaktır. Metod: Çalışmaya 51 KOAH hastası ue 25 sağlıklı kontrol alındı. Hastalar havaakımı sınırlanmasının derecesine göre hafif, orta ve ağır olmak üzere 3 gruba ayrıldı (ERS 1995). Her 3 grubun değerleri kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Egzersiz test-leri bisiklet ergometrisinde semptom sınırlanmak olarak ue yapılan iş dk'da 15 watt artacak şekilde uygulandı. Sonuç: Her 4 grupta istirahat VO2 değerlen gerek direk ölçümle (L/dk) gerekse ağırlığa göre (mL/dk/kg) düzeltildiğinde gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p> 0.05). Maksimum egzersizdeki VO2 değeri, orta ve ileri dereceli KOAH'da sağlıklı kişilere oranla anlamlı olarak düşük bulundu. VO2/WR ilişkisi incelendiğinde, hastalığın ağırlığı arttıkça slopun artmasına rağmen varyans analizi 4 grup arasında anlamlı farklılık olmadığını gösterdi Ört (SD) olarak; kontrol: 10.31 (2.27), hafif: 9.38 (3.06), orta:10.76 (3.67), ağır: 11.59 (3.24) mL O2/dk/watt, p> 0.05. Stepwise regresyon analizi yapıldı-ğında solunum fonksiyonları ue egzersiz parametrelerinden hiçbiri AVO2/AWR ile anlamlı korelasyon göstermedi. Bu çalışmada, sağlıklı kişiler ve KOAH hastalarında &VO2/AWR ilişkisinin anlamlı farklılık göstermediği ve slopun hasta-lığın ağırlığından etkilenmediği sonucuna ulaşıldı.
Bu çalışma, ankilozan spondilitli hastaların kardiyovasküler ve solunum sistemlerinin egzersiz testine cevabının, sağlıklı bireylerden farklı olduktan noktaları tespit etmek ve pulmoner rehabilitasyon programının, ergospirometrik parametreler, egzersiz toleransı ve klinik ölçümler üzerindeki etkilerini belirlemek için planlanmıştır. Ankilozon spondilitli 12 hasta çalışmaya alındı. AS H hastalann egzersiz testine cevaplan 11 sağlıklı bireyle karşılaştırıldı. Hastalann 6 haftalık pulmoner rehabilitasyon öncesi ve sonrası, pulmoner fonksiyon testleri, bisiklet ergometresiyle kardiyopulmoner egzersiz testleri değerlendirilmiştir. Pulmoner rehabilitasyon öncesi ve sonrası hastaların hastalık süreleri, gece ağrısı nedeniyle uyanma sayılan, sabah tutukluğu süreleri, vizüel analog skalaları kaydedilmiştir. Ayrıca her hastanın artiküler ve fonksiyonel indeksine bakılmışır. Çalışma sonucunda, ankilozon spondilitli hastaların belirgin restriktiftip ventilatuvar bozukluklarının yanında, hafif obstrüktif tip tutulumlarının olduğu tespit edilmiştir. Ankilozan spondilitli hastalann egzersiz performansının düşmesinde fizik kısıtlılık, ağrının oluşturduğu inaktivite, inaktivitenin maskelediği kardiyovasküler bozukluklar ve daha az olarak pulmoner tutulumun sorumlu olduğu düşünüldü. Pulmoner rehabilitasyonun ankilozan sondilitli hastalarda belirli bir iş yükü için gereken solunum ihtiyacında azalmaya, solunum kas gücünde, egzersiz toleransında ve egzersiz sırasında maksimal solunum kapasitesinde artışa neden olduğu sonucuna vanldı. Aynca, bütün klinik parametrelerde rehabilitasyon sonrasında belirgin bir düzelmenin olması, ankilozan spondilitli hastalann kardiyopulmoner fomlarının ve spinal mobilitelerini korumak ve geliştirmek için pulmoner rehabilitasyonun faydalı olabileceği sonucuna vanldı.
Sağlıklı yaşamın sürdürülmesi ve çeşitli hasta¬lıklardan korunma amacıyla, çeşitli egzersiz prog¬ramlarının yaygın olarak önerilmesi, farklı süre ve şiddetlideki egzersizin fizyolojik parametreler üze¬rindeki etkilerini önemli kılmaktadır. Sunulan çalışmada, sağlıklı genç bireylerde submaksimal şiddette egzersizin, kan hücre sayıla¬rı, hematokrit ve trombosit fonksiyonları üzerine et¬kilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bisiklet ergometresinde, % 75 VO2 max şiddet- tinde 15 dakika süren egzersiz ile-, eritrosit sayısı ve hematokrit değerlerinin değişmediği saptandı. Lökosit sayısında önemli bir artış oldu (p<0.01). Trombosit sa¬yısında değişiklik olmaksızın, ADP ve kollajen ile in-düklenen trombositlerde maksimum agregasyon şid¬deti (p<0.01) ve hızı (p<0.01) ile ATP sekresyonunun (p<0.01) egzersiz sonrası arttığı gözlendi.

/ 13
14 / 13